Avrupa, ilkbaharın sonlarında etkili olan ve Birleşik Krallık ile İrlanda’da mayıs ayı sıcaklık rekorlarını kıran bir sıcak hava dalgasıyla yeni mevsime girdi. Uzmanlar, kıtayı yeni bir kavurucu yazın, uykusuz gecelerin ve yıkıcı orman yangınlarının beklediği konusunda uyarıyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, küresel ısınmayı tetikleyen El Nino hava paterninin de etkili olabileceği yönünde açıklamalarda bulundu.
Son sıcak hava dalgasında kesin can kaybı sayısı henüz netleşmese de ilk modeller, Birleşik Krallık’ta zirve yapan sıcaklıklarda en az 250 kişinin hayatını kaybettiğini gösteriyor. Bu yüksek ölüm oranlarının ana nedeninin, ani bastıran sıcaklıklara karşı insanların henüz uyum sağlayamaması olduğu belirtiliyor.
Avrupa’da aşırı sıcaklıklar, pek çok diğer endişeden daha fazla can alarak her yıl on binlerce erken ölüme yol açıyor. Fosil yakıt kullanımının artmasıyla birlikte sıcak dalgaları daha uzun, şiddetli ve ölümcül hale geliyor. Bilimsel veriler, Avrupa şehirlerindeki sıcaklığa bağlı ölümlerin üçte ikisinin doğrudan iklim kriziyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Buna rağmen, hayat kurtarabilecek basit ve maliyet etkin önlemler ulusal siyasetin gündeminde yeterince yer bulamıyor. Yapılan araştırmalar, 38 Avrupa ülkesinden yalnızca 21’inin bir “sıcaklık-sağlık eylem planı”na sahip olduğunu ortaya koyuyor. Otoparkları yeşil alanlara dönüştürmek gibi temel adımlar bile hala radikal fikirler olarak görülüyor.
Akdeniz ülkeleri coğrafi olarak yüksek sıcaklıklara daha yatkın olsa da, bu bölgelerdeki mimari yapı (panjurlar, tenteler, gölgeli sokaklar ve kamu çeşmeleri) sıcağa karşı uyum sağlamış durumda. Bu nedenle küresel ısınmaya karşı asıl büyük sınavı Kuzey Avrupa ülkeleri verecek.
Birleşik Krallık, İsviçre ve Norveç gibi ülkeler, sıcaklık konforunun en hızlı bozulacağı bölgeler arasında yer alıyor. Birleşik Krallık’taki yalıtımsız evler, insanları hem kışın hem de yazın tehlikeli sıcaklıklara maruz bırakıyor. Gelecekte sıcak dalgalarının şiddetinin artmasıyla, yalnızca ağaç gölgelendirmeleri gibi pasif çözümlerin yetersiz kalacağı öngörülüyor.
Hükümetin iklim danışmanları, önümüzdeki 10 yıl içinde tüm hastane ve bakımevlerine, 25 yıl içinde ise tüm okullara klima sistemi kurulmasını resmi olarak tavsiye ediyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]